28 Ekim 2009 Çarşamba
ÜÇÜNCÜ DÜNYA ÜLKESİNDE DERBİ
Pazar sabahı heyecan içinde uyandı. Kadıköy’de oynanacak Fenerbahçe-Galatasaray maçı için akşamdan hazırlamış olduğu formasını giydi ve hırslı adımlarla evden çıktı. Maddi durumu yerindeydi. Hem öyle olmasa başkanının en büyük icraatı olan o muhteşem stattan sezonluk kombine alabilir miydi? O stada taraftarın kaymak tabakası gidiyordu. Belli bir sosyal statüye sahiplerdi. Hem zaten çapulcular da stattan el çektirilmişti. Ama ne olduysa akşam stada gittikten sonra oldu. O da ağızlarından salyalar akıtan kaymak(!) tabakanın içine katılmıştı. Ne güzel de germişlerdi ortamı. Ne o Beşiktaş taraftarı gibi bağırıp çağırıp sadece gürültü mü yapacaklardı? Rakip futbolculara küfür edip, kafalarında bardak patlatıp, kalecilerinin gözüne lazer tutarak maçtan düşürüyorlardı. Çok da takmanın gereği yoktu. Sahaya su ve ses bombası atılınca rakiplerinin sahası 5 maç kapanırdı ama kendileri adam öldürmedikçe göstermelik 1 maç ceza alırlardı, olur biterdi. Hem zaten takımlarının futbolcuları da sahada gerekeni yapıyordu. Başkanları bir hafta önce devletin koca valisini bile tehdit etmişti. Devletin polisi olan hakem sahadaki tokatlara, saç çekmelere, hatta ayak kırmalara ses çıkartabilir miydi? Hadi rakip takım oyuncusu etkiye tepki göstersin bakalım. Görür kırmızı kartı, alır 3 maç cezayı. Kolay mı be? Burası cehennem. Maç maçlıktan, insanlar insanlıktan çıkmıştı ama oyun(!) galibiyetle neticelenmişti. Hem itiraf bile etmişti hakem, kurallara uyup maçı tatil ederse kadıköyün yıkılacağını söylemişti. Maçı ev sahibine kazandırmak adına kurallar hiçe sayılacaktı. İster disiplin kuralları, ister futbol oyun kuralları. Böyle olurdu üçüncü dünya ülkesinin derbisi. Adaletten uzak. Kuralların ötesinde…
Cumhuriyet Bayramı
Dün bir alışveriş merkezinde oturmuş kahvemi içerken şaşkın bir ifadeyle birisi bana dikkatle bakmaya başladı. Elimdeki gazeteye odaklandığını fark ettim. Gazeteyi bitirmek üzere olduğumu söyleyip kendisine verdim. Hayret dolu gözlerle okumaya başladı ve ben de dayanamayarak bu kadar ilgisini çeken haberin ne olduğunu sordum. İçinde bulunduğu durumu anlatsa da inanmayacağımı söyledi. Israrım üzerine bana 1989 yılından kısa bir ziyaret için günümüze geldiğini söyledi. Gazatede terör örgütü liderinin bir açıklaması yer alıyordu. Hala yakalanmamış olduğuna inanamadığını söyledi. Ben de yakalanalı çok olduğunu belirttim. Hayret katsayısı iyice artmıştı. Yakalanmıştı, yaşıyordu ve teröristlere çağrıda bulunuyordu. Ben de kendisine teröristlerin davul zurna ile karşılandığını ve bir takım şartlar ileri sürerek bunların sağlanması halinde barış sağlanacağını belirttiklerini ifade ettim. Teröristleri muhatap mı alıyoruz diye sordu. Ben de muhatap aldığımız insanların terörist değil, onlar adına konuşan bir parti olduğunu anlattım. Koyu milliyetçi partinin buna tepkisini sorduğunda terörist başı yakalandığında o partinin iktidarda olduğunu ve muhatap aldığımız parti meclise girdiğinde ellerini ilk sıkanların kendileri olduğunu söyledim. Teröristlerin şartlarının ne olduğunu sordu ben de anayasanın ilk 3 maddesinin değiştirilmesinin bunlardan birisi olduğu örneğini verdim. Bakışlarındaki şaşkınlık yerini hüzne bıraktı. Kardeşini daha yeni davul ve zurna ile askere gönderdiklerini, daha bir gün önce vatanı korumanın erdemlerini kendisine anlattığını söyledi. Etrafını seyre daldı bir süre. Sonra bana bunları nasıl kabullenebildiğimizi sordu. Hayatımıza öylece devam etmemize şok olmuştu. Biz de bundan 20 yıl sonrasına kısa bir ziyaret yapmayı kaldırabilir miyiz acaba? Cumhuriyet bayramımız kutlu olsun...
27 Ekim 2009 Salı
Hakemin itirafı
Maçın hakemi diyor ki: “maçı tatil etseydim Kadıköy yıkılırdı, cam çerçeve inerdi”. Ne ironiktir ki bu adam bir polis. Ve farkında olmadan bir itirafta bulunuyor: Bu gözü dönmüş insanlar kural dışı işler yapmasın diye ben kuralı çiğnedim. Yani bilinçaltında kuralları çiğnemek var. Buna futbol oyun kuralları da dahil (ki çiğnedi). Galatasaray'ın sudan sebeple 5 maç sahasının kapandığı ortamda Fener’e 1 maç cezayı pompalıyor kamuoyu. Bu koşullarda önümüzdeki 10 yıldaki Fenerbahçe galibiyetlerini de şimdiden tebrik etmek gerekiyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)