15 Ağustos 2010 Pazar
SEÇİM HEYECANI
O sabah kalktığında çok daha fazla uyumaya ihtiyacı vardı. Ama uykuya ihtiyaç duyduğu hangi sabah "ben biraz daha yatacağım" deme özgürlüğüne sahipti ki? Diğer yandan bu hamilelik önceki seferlerden daha zorluydu. Doğuma nereyedeyse 1 ay vardı ama uyumak bazen işkenceye dönüşüyordu. Sadece yarım saattir biraz daha rahattı ama uyanma vakti gelmişti. Keşke bu günleri kıpırdamadan geçirebilseydi herşey ne kadar rahat olacaktı. Fakat kocası 10 dakikadır evde terör estiriyordu hızlı davranmadığı için. O gün referandum olacaktı. Oy vereceği köy okulu çok da yakın değildi ve oraya kadar yürümek düşüncesi bile 1 haftadır uykularını kaçırıyordu. Bu tereddütünü kocasıyla paylaşacak olduğunda mezardaki ölülerin bile oy vermeye gittiği bu önemli seçime onun gitmemesine olanak var mıydı. Azar formatında söylevini dinlemişti ve sandığa gitmeme ihtimalini hayallerinden bile silmişti. Bu ülkede demokrasi vardı ve kararı halk veriyordu. Veriyordu da bir de refandumda neyin oylanacağını bilse çok daha iyi olacaktı. Kocası kaç defa söylemişti ama aklından yine uçup gitmişti. Özgür bir birey olarak evet mi diyecekti hayır mı?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder